yey -> bildiğin sarhoş. Sendeliyo, delik cebinden bozuk para düşüyo onları alırken kendi düşüyo filan...
yigiter -> alkolün etkisinde ama sarhoş değil. Ben sarhoş değilim. De ği lim.
İTÜ'de konser alanından ayrılıp, metro durağına yakın bir çıkışına doğru yürünmektedir.
"bitiremedin o şarabı da ya" der yey.
yigiter "yok içimiyecem daha" der ve son bir yudum alır. Şişeyi yey'e verir.
Yürürken son kalan yudumları da tüketip şişeyi boşaltan yey, İTÜ'nün gereksiz büyük kampüsünde çöp bulamaz maslak metro durağına olan yolculukta şişeyi hala yanında taşımaktadır.
Metro girişinde şimdi, üzerinde "Güvenlik" yazıyo diye kendini ahlak bekçisi olarak gören bir tip boş şarap şisesinden sorun çıkartır diye düşünen yigiter kaldırıma park etmiş bir arabanın önü ve elektirik direği arasına şişenin koyulmasını önerir.
Gösterdiği yer o kadar mükemmeldir ki anlatamam yani. Araba sahibi de dahil olmak üzerere hiç bir insana sorun çıkarmayacak, ve ertesi gün temizlik görevlilerinin kesinlikle görebileceği evren üzerindeki tek noktadır.
Ama sarhoş yey bunu kendine dert eder. "Ha ha bana sarhoş diyorsunuz bir de, adam ayık ben sarhoşum ama ben bunun kaldırıma koyulmayacağını biliyorum, ha ben sarhoşum ha...."
Duraksamanın nedeni şişenin yey'in elinden düşüp kaldırımın ortasında kırılmasıdır.
Bar kavgasındaymışçasına dibi kırılmış şişe ile metroya girilir. Çöp kutusuna atılır.
Yey bu olayı unutmamak için telefonuna not alır ama yine de unutur (yani unutmuştur bence, bu yazıyı görünce hatırlar tabi, o ayrı)
Bu yazı tamamen tarafsızır. Ben yigiter değilim, valla.
Comma da tırt olmuş ya.
Ytsejam çalan bi grup vardı, güzel geldi o an. Ama bundan önce ne çaldılar hiç dikkat etmemişim.